Şimşeğin çakması ile yatağımdan irkilerek uyanmıştım,yağmur
çok fena bastırmıştı yine,ne olacaktı bundan sonrası bilinmiyordu haber
bültenlerinde verilen hava şartları gitti gide durumunu şiddetleştiriyordu...
Yatağımdan kalkarak karşımda ki aynaya baktım Tanrım ne
kadar da yaşlanmıştım,saçlarım bembeyaz,yüzüm ise çok kırışıktı ama halen
içimde 2040 lı yılların heyecanını yaşıyordum..Aradan tam 60 sene geçmiş..Her
zaman ki gibi işime koyuldum sigaramı yaktım koyu kahvemi alıp pencereden
gökyüzünü izledim yağmur her inişinde sanki yılların acısını çıkarıyordu
benden,yüzüm tokatlarcasına..
Sabah bültenlerini açtım ülkenin ekonomi haberlerini
sunuyordu spiker, Devlet sorunu ortadan kalkmıştı artık,son iç savaş ve
bloklaşma savaşları sona ermişti,artık kahveyi daha ucuzu
alabiliyordum..Sigaram ise halen cebimde..İnsanların isyanı yeni bir devlet
yaratmıştı,hatta yeni bir hazine..
Özgürlüğün temelleri atılmış dalgalanan bir bayrak şimdi
özgürlüğü söylüyordu bizlere,o bizimle konuşuyor gibiydi,hep birlikte halkın bileğinin
gücüyle kazanılmış bir zaferdi..
Ekonomide para değerini kaybetmiş yerine insanlık
tohumlarını ekmişti,yüzyıllar önce 100grop a alınan şey şimdi 1 grop a
alınıyordu,herşey değişmişti,özgürlük bizlere serbest ticareti,serbest
ekonomiyi kazandırmıştı,artık insanlar daha refah bir seviyeye
ulaşmıştı..Ticaret kolaylaşmış uluslar arası statüde dünyanın sözünün geçtiği
bir ülke olmuştuk,spiker her söz öbeğini tekrarlarken sevinç çığlıkları
atıyordu sanki..
Sanayi alanında dünyaya zarar veren tüm zararlı fabrikalar
kapatılmış yerine daha verimli kaynaklardan oluşan fabrikalar açılmıştı,daha
sağlıklı bir toplum için halk çalışıyordu..

Şimdi ise doğa daha rahat nefes alıp veriyordu..Tarım
sektöründe herşey ilkel boyutlara ulaşmış sanayi alanında yapılan tarım sona
ermiş şimdi insanlar daha sağlıklı besinler ile besleniyor..
Toplum çok yüksek bir statüye ulaşmıştı,özgürlük onları tüm
duygularını ortadan kaldırıp gerçek insan olma arzusuna taşımıştı,iyilik ve
güzellik kavramını saptamış bir toplum vardı artık..Herkes çok serbestti artık
bu ülkede ayıp ve günah kavramları tamamen beyinlerden kazınmıştı,herkes
istediği gibi yaşayabiliyordu.Toplum örf ve adetleri bir kenara atmıştı şimdi
geçmişte ki bazı ahlaki değerler yok olmuş yerine hümanizm gelmişti..İnsan sevgisi
her şeye bedeldi,daha rahat bir toplum daha özgür bir toplum bunu
başarmıştı..Sokak modasında gençlerin giyindiği kıyafetler hele ki saç
modelleri birer sanat eseriydi adeta,kimsenin kimseye karışmaya hakkı
yoktu,suçlular cezalarını en ağır şekilde öderlerdi..
Ordu ise artık düzene girmiş tamamen halktan oluşan korumacı
bir statü oluşmuştu,asker yoktu bu ülkede vatandaş vardı..Erkek-kadın ayırıı
yapmadan herkes bu ülkenin birer bekçisiydi zaten özgürlüğüde böyle getirmişti
bu halk,tekrardan bir savaş olması imkansızdı çünkü gözü özgürlükle boyanmış
bir topluma hiç bir ülke yanaşamıyordu,bundan tam 10 sene öncesiydi ki Kuzey
Möç ten bir göç almıştık,Yakın Panvulların saldırısına uğramış bir Möçlü bizim
ülkemize sığınarak kendisini kurtarmak istemiş şimdi ise siz tahmin edin
Panvullar artık bize bağımlı bir ülke oldu !
Eğitim alanında ise çok tek düzenlik kaldırılmış yerine daha
sosyal ve kalıcı bir sistem getirilmişti.Öğrencilere daha çok küçük yaşlardan
hümanizm aşılanıyor ve hayat ile nasıl mücadele edilecekleri
anlatılıyordu...Eğitim tamamen ücretsiz ve karşılıksız burs sağlanıyor,sınav
denen şeyler ise yok,sadece okul sadece eğitim ! İnsanlar istediği alanda
eğitim görebiliyordu ve ne kadar bilgi o kadar sevgi demekti..
Siyasette ülke ve dünya tarihi görülmemiş bir şeyle
karşılaşmıştı bu ülkede tek bir inanç vardı oda yine olduğu gibi
insanlıktı,herşey insanlar için yapılıyor ve geliştiriliyordu,milletvekili
kavramı yoktu bu ülkede,cumhurbaşkanı yok,başbakan yok,tek devlet vardı oda
Tanrıydı..Tanrının insanlara vermiş olduğu sevgi ile yönetiliyordu bu
ülke,bağnaz düşünceden uzak,halkın kalbinin ritmi ile yönetiliyordu herşey..
Sanat alanında bir çok yenilik yapılmış her şey ileri
derecede abartılmıştı,bu abartı insanların iç dünyasını yansıtıyordu,şuan
oturduğum evin bir şapkası var,karşımdaki binada ise çırılçıplak insan
figürleri var...Herşey saygı ve sevgi içerisinde yapılıyor...
Ve din kavramında ise ülkede herşey sınırsız olduğu gibi
dinde öyleydi sınırsız bir inanış vardı ülkede.Tanrının varlığı herşeye bedeldi
zaten ama onun vermiş olduğu yaşam sevgisi ile insanlar şimdi tek çatı altında
hep birlikte inanmak istediği dine inanıyorlardı...
Ve gelelim şimdi hayatımıza yıllar geçti çok yaşlandım benim
dedelerim zamanında hayat çok zormuş herşey para içinmiş,dedem öyle
anlatırdı,ordu başına göre hareket ediyormuş,siyesetçiler ise para yiyen kan
emen vampirlerden başka birşey değilmiş..Ülkede ne ekonomi kalmış ne
yaşam,insanlar birbirinden nefret eder olmuş,hayat çok zormuş hatta dedem
gençliğini anlatırdı üniversite yıllarını o zamanlar üniversite okurken onlar
para veriyormuş üniversitelere,insanlar ırkçıymış,sanata ve dinlere saygıları
yokmuş,zenginler daha zenginmiş fakirler ise daha fakirmiş..Kadın erkek
eşitliği yokmuş,kadınlar eşlerinden dayak yiyormuş,şimdi bakıyorumda kendi
torunlarıma gerçek bir insan olduklarını anlıyorum..